Çaykur Rizespor, Kasımpaşa karşısında belki de sezonun en rahat maçlarından birini oynadı. Skordan öte, sahadaki görüntü umut verdi. Çünkü bu galibiyet sadece üç puan değil, bir mesajdı.
Öncelikle teknik akıl konuştu. Recep Uçar’ın rakibi iyi analiz ettiği çok netti. Kasımpaşa’nın güçlü ve zayıf yönleri doğru okunmuş, plan sahaya doğru yansıtılmıştı. Futbolda tesadüf yoktur; doğru analiz, doğru oyun getirir.
İkinci önemli nokta rotasyondu. Sezon boyunca sürekli forma giyen ve mental olarak yorulan isimler kenara çekildi, sahaya maçı isteyen, enerjisi yüksek oyuncular sürüldü. Bu tercih hem rekabeti artırdı hem de takımın temposunu yukarı taşıdı. Demek ki kadro derinliği doğru kullanıldığında karşılığını veriyor.
Recep Uçar’ın takımı artık daha iyi tanıdığı da ortada. Şehrin beklentisini, taraftarın sabrını, ligin sertliğini biliyor. Bu uyum yakalandığında Rizespor’un daha istikrarlı bir grafik çizmesi mümkün. Üst üste gelen puanlar tesadüf değil, bir sürecin sonucu.
Bir diğer önemli detay ise yönetimin takıma yakınlığı. Başkan İbrahim Turgut ve ekibinin hem saha dışında hem de oyuncularla birebir iletişim içinde olması, özellikle böyle kırılma haftalarında takıma moral kazandırıyor. Futbol sadece 90 dakika değil; birliktelik, güven ve motivasyon işidir.
Şimdi önümüzde Antalya maçı var. Asıl soru şu: Bu çıkış sürdürülebilecek mi? Eğer aynı ciddiyet, aynı disiplin devam ederse alt sıraların tedirginliğini yaşayan bir takım değil, üst sıraları zorlayan bir Rizespor izleyebiliriz.
Evet, belki henüz her şey güllük gülistanlık değil. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:
Önümüz karanlık değil.
Bu şehir inandığında, bu takım karşılık veriyor.
Osman ÖKSÜZ



















