EĞİTİM ŞART DA...

Ceyhun KALENDER Ceyhun KALENDER
  • 0
  • 0
  • 3625

Bir gün İngiltere başbakanını ziyarete giden bir bakan, başbakanı beklerken kapıcısına biraz da alaycı bir tavırla sorar: ”Ne olacak bu memleketin hali?” Kapıcı da: “Efendim, onu sayın başbakan bilir.” Benim görevim ise onun rahat bir ortamda çalışmasını sağlamaktır.” diye cevap verir.

 
Düşünün aynı soruyu ülkemizde sokaktaki bir simitçiye bile sorsalar ne inciler döktürürdü. Evet toplum olarak böyle bir huyumuz var. Özellikle de herkes futbol, siyaset, din ve eğitim konusunda uzman. Haydı futbolu, siyaseti anladık da…Top çizgiyi geçti, geçmedi. Şunu dedi, bunu demedi… Ama toplumu temelden ilgilendiren, geleceği şekillendiren eğitim konusu ise çok daha ciddi bir şekilde uzmanların konuşup yorum yapabileceği bir alan olması gerekir. 
 
Bu durum, konuşması gerekenlerin konuşmamasından mı yoksa toplumum çok konuşmayı sevmesinden mi kaynaklanıyor bilemeyiz. Herkesin rahatlıkla konuşabildiği ancak söylenenlerin de pek dikkate alınmadığı bu konuda, ben de acizane bir iki söz söylersem göze batmaz herhalde.
 
Her çağın kendine has özellikleri vardır. Yaşadığımız çağı da teknoloji şekillendirmektedir. Özellikle teknolojinin eğitim üzerindeki etkisini inkar edemeyiz. Çünkü teknoloji, eğitimle birlikte düşünce ve kültür hayatımızı da etkilemektedir. 
 
Bu etkileşim, eğitimde zaman zaman olumsuz bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Taklit düşünceyi ve bağımlılığı getirerek öğrencinin kişiliğini öldürmekte ve onu kolaycılığa itmektedir. Ayrıca öğrencinin bilime ve okumaya ayırması gereken zamanını, internet başında oyunlarla heba etmesine sebep olmaktadır. Elbette ki eğitimde de çağın gerektirdiği bütün yeniliklerden ve teknolojik imkanlardan faydalanmalıyız. Ancak bu gidişle okullarımızın ve evlerimizin ileride batının teknoloji çöplüğüne dönüşeceği kaçınılmazdır.
 
Hiçbir kitap karıştırmadan, hiçbir ansiklopediye bakmadan internet üzerinden hazırlanan araştırma ödevleri, öğrencilerin geleceğine ne kadar katkı sağlayacağı sorgulanmalıdır. 
 
Toplumumuz, gelenekçilikle yenilikçilik arasında sürekli bir ikilem yaşamıştır. Ya tamamen reddetmişiz ya da hiç sorgulamadan almışız. Geçmişte kabuğumuzu kıramamamız ve dünyadan soyutlanmamız, bugün ise batıya ait her şeyi büyük bir marifetmiş gibi sorgulamadan alıp günlerce reklamını yapmamız, bu toptancı anlayışımızdan kaynaklanmaktadır. İnternet , İngilizce ve dershane kıskacındaki eğitimimiz, ülkemizin geleceğine ne kadar hizmet edeceği üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Artık konuştuğumuz her veli bize şunu soruyor:”Çocuğuma bilgisayar alayım mı? Çocuğumu İngilizce kursuna göndereyim mi? Çocuğumu hangi dershaneye göndereyim?” 
 
Bir de şu yabancı dil olayına değinmek gerekirse, günümüzde herkes bir değil imkanları ölçüsünde beş dil öğrenmelidir. Öğrensin ama doğru dürüst öğrensin. Liseyi bitirene kadar yaklaşık dokuz yıl İngilizce eğitimi gören kaç öğrencimiz kendini doğru dürüst ifade edebilir? Bizdeki dil öğrenme değil, sanki İngilizcenin reklamından ibarettir. 
 
Bütün bu karmaşa içerisinde öğretmenlerin de hakkını teslim etmek gerektiğine inanıyorum. Her şeye rağmen Milli Eğitimimizi öğretmenlerimizin ayakta tuttuğunu düşünüyorum. Çünkü öğrenciyle birebir muhatap olan onlardır. Sınıfta öğrenciyle ilişkisini belirleyen sistem değil sevgidir, gönüldür. Çocuk bilgiyi, benimseyeceği ahlakı, bürüneceği tavır ve davranışları öğretmeninin elinden alır. Atasını, kültürünü, töresini, ülküsünü ondan öğrenir.
Bu süreçte öğretmeninin şefkatli dünyasında yerini alan çocuk, öğretmeninin sevgisiyle yazın çölde susuzluktan kavrulmuş cılız, zavallı bir çiçeğin yağmur damlasıyla dirildiği gibi ayağa kalkar ve ben de varım der. Öğretmeni en mutlu eden şey de öğrencisinin gözündeki bu parıltıyı görmek ve onun yeni bir dünyaya doğru yürüdüğünü izlemektir. 
 
Bu durumu göz önünde bulundurduğumuzda öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsal, ancak bir o kadar da zor olduğunu anlarız. Asla bugünkü sistem karmaşasına kapılıp da ”Zaten bizden istenen budur, yapacak fazla da bir şeyimiz yoktur.”deme yanlışına düşmemeliyiz. Çünkü büyük önderimiz M. Kemal ATATÜRK’ ün de bize söylediği gibi, yeni nesli biz yetiştireceğiz ve o nesil ülkemizin geleceğini tayin edecektir. Saygılarımla…

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye'nin Özelleştirme Politikası ve Kaybolan Değerler

  • 0
  • 0
  • 2707

SİVİL TOPLUM

  • 0
  • 0
  • 5596

DERE NEREDE?

  • 0
  • 0
  • 5407

ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZI ANLAMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ

  • 0
  • 0
  • 5377

ÇAY DEYİP GEÇMEYİN!

  • 0
  • 0
  • 2714

KÜRESEL ISINMA NEDİR?

  • 0
  • 0
  • 3658

İNSANLIĞIN KORKULU RÜYASI SALGIN HASTALIKLAR

  • 0
  • 0
  • 5958

BU KİBİR, BU İNAT, BU HASET NEDEN?

  • 0
  • 0
  • 4476

SATMAKLA DA BİTMEZ Kİ!

  • 0
  • 0
  • 2606

TURAN NEDİR?

  • 0
  • 0
  • 3517

ANLAMLI SORULARA ANLAMLI CEVAPLAR

  • 0
  • 0
  • 3508

TÖRE

  • 0
  • 0
  • 2921

HAYDİ BİR KIYAMET KOPARALIM!

  • 0
  • 0
  • 3459

KIRMIZI IŞIK

  • 0
  • 0
  • 3543

NASIL BİR SENDİKA?

  • 0
  • 0
  • 9375

ETİ SENİN KEMİĞİ BENİM

  • 0
  • 0
  • 2758

HEM PERHİZ HEM DE LAHANA TURŞUSU

  • 0
  • 0
  • 2443

BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU!

  • 0
  • 0
  • 2421

EĞİTİMİN RUHU

  • 0
  • 0
  • 2521

ÇAY,ZİHNİ DERİN VE ATATÜRK

  • 0
  • 0
  • 8503

BU ADAM BENİM DEDEM

VE BU VATAN İÇİN CANLARINI VEREN DEDELERİMİZ…

  • 0
  • 0
  • 5670

RAMAZAN-I ŞERİF AŞKINA

  • 0
  • 0
  • 3697

BABALAR GÜNÜ ANISINA:ÜÇ KALENDER İNSAN

  • 0
  • 0
  • 2858

YENİLERİ GELSİN!

  • 0
  • 0
  • 3279

İNSAN HAYATI VE DEVLETİN ÇEVRECİLİĞİ

  • 0
  • 0
  • 2226

BATI FAŞİZMİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

  • 0
  • 0
  • 2354

ÜSLUP MESELEZİ

  • 0
  • 0
  • 2570

SENDİKA NE İŞE YARAR

  • 0
  • 0
  • 3344

DEVLET BABA

  • 0
  • 0
  • 2632

KİM KAZANDI?

  • 0
  • 0
  • 2414

BİZİM SİYASETİMİZ:YEŞİL ALTIN

  • 0
  • 0
  • 1892

BİZİM KÖYÜN DELİLERİ

  • 0
  • 0
  • 2873

BIRAK CAHİL KALSIN

  • 0
  • 0
  • 2495

SU! ŞAKAYA GELMEZ!

  • 0
  • 0
  • 2475

BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN?

  • 0
  • 0
  • 2826

EĞİTİM ŞART DA...

  • 0
  • 0
  • 3625