Çaykur Rizespor, Alanyaspor karşısında maçın büyük bölümünde eksik oynamasına rağmen sahada var gücüyle mücadele etti. Koştu, pres yaptı, oyundan düşmedi. Eksik kaldı ama teslim olmadı.
Ancak maçın önüne geçen yine futbol değil, hakem kararları oldu.
Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Rize’de oynanan mücadele 1-1 sona erdi. Skor tabelası beraberliği yazsa da sahadaki emek başka bir hikâye anlatıyordu.
Henüz 6. dakikada Papanikolaou’ya çıkan kırmızı kart, maçın dengesini daha baştan bozdu. Futbolun ruhuyla, ligin sertliğiyle bağdaşmayan bu karar tribünleri ayağa kaldırdı. Rizespor buna rağmen oyundan kopmadı.
İkinci yarıda Laçi ile bulduğumuz ve “bal gibi” denilecek gol, VAR uyarısıyla ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Pozisyon tartışmalıydı, karar ise yine Rizespor aleyhineydi.
80. dakikada Mihaila’nın golüyle gelen sevinç tribünlere umut olurken, 89. dakikada gelen golle bu emek tabelada karşılığını bulamadı.
Maçın sonunda herkes aynı soruyu sordu: Bu kadar emek, bu kadar mücadele neden hep tartışmalı kararların gölgesinde kalıyor? Rizespor bu maçta puan kaybetmedi, puanı elinden alındı diyenlerin sayısı az değil.
GELELİM GERÇEĞİN EN ACI TARAFINA
Bu takımın sorunu artık net:
ACİL FORVET LAZIM.
Ama öyle “isim olsun” diye değil…
Öyle Jurecka tipi “yıldızdı, koştu ama gol atamadı” forvet değil.
Bu ligde ayakta kalacaksan:
• Gol atacak
• Baskıyı kaldıracak
• Tek pozisyonda skoru değiştirecek
bir forvet şart.
Aksi halde düşmenin maliyeti, alacağın forvetten çok daha pahalıya patlar.
2 milyon eurodan kaçarken, Süper Lig’i kaybedersin.
Ara transferde kimse iyi oyuncusunu vermez, evet.
Ama bu takımın nefese ihtiyacı var.
Sezon sonuna kadar da olsa bu transfer yapılmalı.
Çünkü bu şehir, bu tribün, bu emek kümeye gitmeyi hak etmiyor.
Kalenderce söyleyelim:
Top Rizespor’da, karar yönetimde.
Sonrası ya toparlanma…
Ya da “keşke”lerle dolu bir sezon sonu.
Aytekin KALENDER



















