En baştan söyleyeyim:
Bu iş sadece motor, kar, hız, adrenalin meselesi değil.
Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın SNX Türkiye etabı Handüzü’nde bitti ama asıl mesele orada başladı.
1800 rakım…
650 metrelik pist…
8 ülkeden sporcular…
10 metre havaya fırlayan motorlar…
Ve üstüne bir de sis.
Hani bazıları “Sis oldu, aksadı” diye bakar ya…
Yok öyle.
Bu coğrafyada sis de oyunun bir parçasıdır.
Kaçkar’da sis varsa organizasyon vardır.
Handüzü’nde sis varsa seyirlik vardır.
Burası İsveç’in kuzeyi değil ama İsveçliler birinci oldu.
Burası Finlandiya değil ama Finlandiyalı podyuma çıktı.
Demek ki mesele coğrafya değil, irade.
Asıl mesele şu:
Rize artık “kış sporları yapılabilir mi?” sorusunu geride bıraktı.
“Bu işin altyapısını nasıl kalıcı hale getiririz?” sorusuna geldi.
Yaylada motor uçuyor, şehirde hâlâ “Olur mu bu işler?” diye soran var.
Hemşerim: Motor havada, sen hâlâ yerde takılıyorsun.
Bir memleket bir şeye ev sahipliği yapıyorsa, artık o işin yabancısı değildir.
ATMACA DEPLASMANDA UÇMADI AMA DÜŞMEDİ DE
Başakşehir deplasmanı…
Kâğıt üstünde zor.
Sahada da zor.
Ama Rizespor bu kez “Ben buradayım” dedi.
İlk golü yedik, panik yok.
Beraberliği bulduk, rehavet yok.
Öne geçtik, savrulma yok.
Sonra ne oldu? 2-2.
Bu skor ne galibiyet sevinci, ne mağlubiyet hüznü.
Bu skor hayatta kalma skorudur.
VAR’dan dönen kırmızı kart ve penaltı…
Bu ligde “Şükür” dedirten nadir anlardan biri.
Normalde ne olurdu, herkes biliyor.
Ama asıl mesele şu:
Bu takım sahada direnç gösterdi.
Kaybolmadı.
Dağılmadı.
Teslim olmadı.
Önümüzde Galatasaray var.
Tribün dolu olacak.
Sinirler gergin olacak.
Ama şu net: Bu Rizespor kolay lokma değil.
Bazen bir puan, üç puandan daha çok şey anlatır.
MADALYA, PROTOKOL, FOTOĞRAF… AMA YA SONRASI?
Ödüller verildi.
Fotoğraflar çekildi.
Alkışlar yapıldı.
Hepsi güzel.
Ama şimdi şu soruyu sormak lazım:
Handüzü seneye de hazır mı?
Beş sene sonra da hazır olacak mı?
Vali “Bu bir başlangıç” dedi. Doğru.
Ama her başlangıcın bir devamı olmazsa adı heves olur.
Rize bu işi hevesle değil planla yürütmeli.
Yoksa biz bu fotoğrafları
“Bir zamanlar Handüzü’nde…” diye anlatırız.
Başlamak cesaret ister, sürdürmek akıl.
KALENDERCE
Sis geldi diye durmayan sporcu,
Gol yedi diye dağılmayan takım,
Zor oldu diye vazgeçmeyen şehir…
Rize’ye yakışan da bu zaten.
Bu memleketin işi kolay hiç olmadı.
Ama şikâyetle de büyümedi.
Un var, şeker var.
Helvayı yapıp yapmamak bize kalmış.
Aytekin KALENDER



















